Periasetabular Osteotomi

2 Mayıs 2017

Şekil (A, B, C) : En fazla posterolateralde örtülme eksikliğinin görüldüğü iki taraflı kalça displazisinin olduğu 28 yaşındaki kadının  AP radyografisi (Şekil A) Arterior ve posterior kenarlar görüleblir ve posterolateralden daha çok anterolateral örtülnesinin daha iyi olduğunu gösterilebilirler.(Kesişme belirtisi). (B,C) Bu göreceli retrovert kalçalar anterior sıkışma yaratmaksızın posterior ve lateral öreülmeyi düzelten yeni yönlendirme gerektirirler.

Bir deformiteler  spekturumundan oluşan gelişimsel kalça displazisi (GKD) erişkinde kalça fonksiyon bozukluğunun ve neticede osteoartrozun sık görülen bir nedenini oluşturmaktadır. Kuzey Amerika, Mekezi Avrupa ve Japonya dahil olmak üzere dünyanın pek çok bölgesinde erişkin kalça osteoartrozunun tek başına en büyük nedenidir. İfade edilen displaziye bağlı son evre artoz oranı Kuzey Amerika’da yaklaşıl %40’dan Japonya’da %88 gibi yüksek değerlere kadar değişmektedir. Displazili hastaların %50 ve daha fazlasında 50 yaş civarında osteoartroz gelişmektedir. Displazili hastaların yaklaşık %90’ı kadındır. GKD bebeklikte ve çocuklukta bir büyük ortopedik problem olarak gayet iyi bilinmesine rağmen semptomatik kalça displazisi nedeniyle tedavi gören erişkin hastalarımızın yaklaşık üçte ikisinde GKD tanısı alma öyküsü bulunmamaktadır.

Kalça displazisinin anatomik komponentleri a) asetabuelum displazisi b) proksimal femurun şekil ve dizilimindeki anormallikler ve c) asetabulum, femur üst ucu veya her ikisinde görülebilen açısal anormalliklerdir. Semptomtik kalça displazili hastaların büyük bir kısmında asetabular deformiteler daha baskın olarak görülmektedir. Femur başının dış ve özellikle ön tarafta daha az örtülmesi, olumsuz uzun süreli mekanik etki ile asetabulumun kenar yapılarında aşırı yüklenmeye ve sıklıkla artroza yol açar. Asetabular retroversiyonun eşlik ettiği, önde gelişim kusuru olmaksızın arka ve dış tarafta gelişim kusurları özellikle erkelerde meydana gelebilmektedir. Semptom veren erişkin displastik kalçaları yaklaşık %90’ında femoral displazinin eşlik ettiği veya etmediği asetabular displazi bulunur iken, yaklaşık WolO’unda normal veya normale yakın asetabular gelişimin olduğu izole femur displazileri görülmektedir.

Düzeltilmemiş asetabular displazi, semptomlar gelişir gelişmez, sıklıkla yaşamın 3. veya 4. dekatı kadar erken dönem de, ilerleyici semptomlara ve göreceli olarak erken geri dönüşümsüz artroza yol açmaya meyillidir. Çok sayıda semptomlu displazi hastasının genç ve aktif olması eklemi değişmekten daha ziyade eklemi koruyan önlemleri tedavide ilk seçenek yapar. Displastik kalçalar için uygun eklem koruyan cerrahi artroz ortaya çıkmadan yapılır ise mükemmel sonuçlara ulaşılabilir. Gerçekten de aksi halde son dönem artroza gideceği düşünülen çok sayıda displastik kalça eklem koruyan cerrahi sonrası on yıllardır hala iyi fonksiyon görmektedir.

Posted in Kalça | Tags:

Leave a Comment